Hava Durumu

#Çin

OBJEKTİF GÜNDEM - Çin haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Çin haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

KANADA, ÇİN'DE 4 VATANDAŞININ İDAMINI KINADI Haber

KANADA, ÇİN'DE 4 VATANDAŞININ İDAMINI KINADI

KANADA’DAN ÇİN’E SERT TEPKİ Kanada Dışişleri Bakanı Melanie Joly, Çin'in uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla dört Kanada vatandaşını idam ettiğini açıkladı. Joly, idam edilen kişilerin affı için bizzat girişimde bulunduğunu belirterek, "Hepsi çifte vatandaştı ve onların cezalarının hafifletilmesi için elimizden geleni yaptık." dedi. Ayrıca, Kanada'nın yurt dışında idam cezasına çarptırılan vatandaşları için sürekli af talebinde bulunduğunu hatırlattı. PEKİN: HUKUKİ EGEMENLİĞE SAYGI GÖSTERİLMELİ Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mao Ning, Kanada'nın tepkisine yanıt vererek, "Uyuşturucuyla ilgili suçlarla mücadele tüm ülkelerin ortak sorumluluğudur. Kanada, Çin'in yargı egemenliğine müdahale etmeyi bırakmalıdır." ifadelerini kullandı. Ottawa'daki Çin Büyükelçiliği ise yaptığı açıklamada, Çin’in uyuşturucu suçlarına karşı sıfır tolerans politikası uyguladığını ve sert cezaların devam edeceğini vurguladı. İDAM KARARLARI VE KÜRESEL TEPKİLER Kanada Dışişleri Bakanlığı, 2019 yılında uyuşturucu kaçakçılığı suçlamasıyla idama mahkûm edilen Kanadalı Robert Schellenberg’in cezasının henüz infaz edilmediğini duyurdu. Öte yandan, Çin’de her yıl ölüm cezasının uygulandığı toplam ülke sayısından daha fazla kişinin idam edildiği belirtiliyor. Devlet sırrı olarak saklanan idam sayısının yıllık 2 bin civarında olduğu tahmin edilirken, Kanada hükümeti bu uygulamaya uluslararası düzeyde karşı çıkmaya devam edeceğini açıkladı.

TÜRKİYE, AB'NİN EN BÜYÜK 5. TİCARET ORTAĞI OLARAK YERİNİ KORUDU Haber

TÜRKİYE, AB'NİN EN BÜYÜK 5. TİCARET ORTAĞI OLARAK YERİNİ KORUDU

AB'nin Ticaretinde Türkiye’nin Önemi Artıyor Avrupa İstatistik Ofisi (Eurostat) verilerine göre, Türkiye ile AB arasındaki ticaret hacmi son 5 yılda önemli bir büyüme kaydetti. 2020 yılında 132 milyar 595 milyon avro olan dış ticaret hacmi, 2024 itibarıyla 210 milyar 783 milyon avroya yükseldi. Böylece Türkiye, AB’nin en büyük 5. ticaret ortağı olarak yerini sağlamlaştırdı. ABD ve Çin İlk Sırada AB'nin en büyük ticaret ortağı 864 milyar 976 milyon avroluk ticaret hacmiyle ABD olurken, Çin 731 milyar 153 milyon avro ile ikinci sırada yer aldı. Birleşik Krallık 504 milyar 763 milyon avro, İsviçre ise 329 milyar 850 milyon avro ile ilk dörtte yer aldı. Türkiye ile Ticaretin Yükselişi Türkiye, 2023’te AB’nin en büyük beşinci ticaret ortağı konumuna yükselmişti. 2024’te de bu pozisyonunu koruyarak AB ile ticaret hacmini artırmaya devam etti. Türkiye ile AB arasındaki dış ticaret hacmi, 2020'den 2024'e kadar yüzde 59'luk bir büyüme gösterdi. AB'nin Türkiye ile Ticari İş Birliği Güçleniyor Türkiye’nin AB ile olan ticari ilişkileri, Ekonomik ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) toplantıları ve Gümrük Birliği'nin güncellenmesine yönelik müzakerelerle destekleniyor. Özellikle jeopolitik belirsizlikler ve ABD Başkanı Donald Trump'ın gümrük tarifesi politikaları, AB'nin Türkiye ile ekonomik iş birliğini daha da artırmasına yol açıyor. Bu gelişmeler, Türkiye'nin AB ekonomisi içindeki öneminin giderek arttığını ve önümüzdeki dönemde ticari ilişkilerin daha da derinleşebileceğini gösteriyor.

ABD’NİN GÜMRÜK KARARI TİCARET SAVAŞINI ALEVLENDİRDİ Haber

ABD’NİN GÜMRÜK KARARI TİCARET SAVAŞINI ALEVLENDİRDİ

ABD Başkanı Donald Trump, ithal çelik ve alüminyuma yüzde 25 oranında ek vergi getirerek küresel ekonomide yeni bir dalgalanma başlattı. Bu karar, Amerika’nın en büyük ticaret ortakları olan Avrupa Birliği (AB), Kanada ve Çin tarafından sert tepkiyle karşılandı. Ek vergi uygulamasıyla Amerikan üreticilerini dış rekabetten korumayı amaçlayan Trump, dünya genelinde karşı misillemelerin fitilini ateşlemiş oldu. AB VE KANADA’DAN KARŞI HAMLE Trump’ın ek vergileri yürürlüğe koymasının hemen ardından AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Washington’a karşılık olarak 28 milyar dolarlık ek gümrük vergisi uygulayacaklarını açıkladı. AB’nin misillemesi yalnızca çelik ve alüminyum ile sınırlı kalmayacak; tekstil, ev aletleri ve tarım ürünlerini de kapsayacak. Fransa ve İngiltere, Trump yönetiminin hamlesini "yanlış ve tehlikeli" olarak değerlendirirken, Londra hükümeti tüm seçenekleri masada tuttuğunu duyurdu. Kanada da ABD’nin ticaret politikasına karşı sert bir tutum sergiledi. Ontario eyaleti, ABD’ye ihraç edilen elektriğe yüzde 25 ek vergi koyma tehdidinde bulunurken, Trump buna karşılık olarak çelik ve alüminyum vergilerini iki katına çıkarabileceğini söyledi. Son anda taraflar geri adım atsa da, iki ülke arasındaki ekonomik tansiyon yükselmeye devam ediyor. ÇİN VE ABD ARASINDA YENİ CEPHE AÇILDI Trump’ın ticaret politikalarının hedefindeki en büyük ülke ise Çin oldu. Dünya çelik üretiminin büyük bir kısmını elinde tutan Pekin yönetimi, ABD'nin yüzde 20'lik ek gümrük vergisi kararıyla karşı karşıya kaldı. Ancak Çin, bu adıma misilleme olarak ABD’den ithal edilen birçok ürüne yüzde 25’ten daha yüksek vergi uygulayacağını duyurdu. Çin’e yönelik toplam gümrük vergisi oranı yüzde 45’e çıkarken, Pekin yönetimi "Her türlü ticaret savaşına hazırız" mesajı verdi. TİCARET SAVAŞLARININ SONUCU NE OLACAK? Trump’ın sert ticaret politikaları, küresel ekonomiyi yeni bir belirsizliğe sürüklüyor. ABD’nin dost ve düşman ayrımı yapmadan tüm ülkelere gümrük vergisi uygulaması, küresel tedarik zincirlerinde ciddi aksamalar yaratabilir. Avrupa, Kanada ve Çin gibi büyük ekonomik güçler, Washington’a karşı birlik olma sinyalleri verirken, 2025 yılı küresel ticaret savaşlarının resmen başladığı yıl olarak tarihe geçti.

ANALİZ - BİR KIVILCIM YETER Mİ? Haber

ANALİZ - BİR KIVILCIM YETER Mİ?

24 Şubat 2022 sabahı dünya, Ukrayna’dan gelen haberle sarsıldı. Rusya o tarihte adına “özel askeri operasyon” dedikleri savaşın fitilini ateşledi. Ukrayna topraklarına giren Rus askerleri, resmen işgale başladı. Bugüne kadar savaşı sona erdirmek için çabalar ortaya konulsa da netice alınamadı. Halen iki ülke kıyasıya savaşıyor. ABD’deki yönetim değişikliği, Avrupa’daki kafa karışıklığı, Ukrayna’da ateşkes umudunu doğursa da yoğunlaşan trafik, iki ihtimal arasında, ilginç bir salınımı ortaya koydu. İlk ihtimal, Ukrayna ve Rusya’nın ateşkes anlaşması yapıp barış müzakerelerinin başlaması. İkinci ve ürkütücü ihtimal ise Ukrayna savaşının bir büyük savaşı tetiklemesi… TRUMP’IN DÜNYA SAVAŞI VURGUSU İşaretlere bakılırsa gün geçtikçe ikinci ihtimal ağırlık kazanıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın Oval Ofis’te Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’i bütün diplomatik yaklaşımları altüst ederek paylaması esnasında kurduğu "3. Dünya Savaşı üzerinde kumar oynuyorsunuz. Ancak şu an kartınız yok." sözleri düşündürücü. O gergin toplantı sonrası, Avrupa’nın blok halinde ABD’ye karşı Ukrayna’nın arkasında hizalanması, Trump’ın sözünü ettiği kumarın organizatörlerini belirginleştirdi. Fransa ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa ittifakı, anlaşılan tansiyonu düşürmek niyetinde değil. AVRUPA NE YAPIYOR? Zelenskiy, Oval Ofis gerilimi sonrası morali Avrupa’nın kucaklayıcılığında, Londra’da buldu. İngiltere’nin organize ettiği Ukrayna Zirvesi’ne İngiltere Başbakanı Keir Starmer’ın, Trump Amerika’sını hedef alan “Putin’e yalakalık yapmamalıyız” sözleri damga vurdu. ABD’de pek hoş ağırlanmayan Zelenskiy’nin İngiltere Kralı Charles ile görüşmesi ise verilen mesajı belirginleştirdi. Aynı zamanda Kanada’nın da dahil olduğu İngiliz Milletler Topluluğu ülkelerinin kralı da olan Charles’ın, İngiliz Donanmasına ait Prince Of Wales uçak gemisine yaptığı sürpriz ziyaret ise bu gündemin bir parçası olarak algılandı. BÜYÜK SAVAŞ HAZIRLIĞI MI? Avrupa Birliği’nden gelen açıklamalar da tansiyonu yükseltti. Avrupa’nın savunma harcamalarının ve silahlanmanın artacağı, tehdidin büyük olduğu yönündeki açıklamalar “Avrupa savaşa hazırlanıyor” yorumlarına neden oldu. Gerilimi tırmandıracak bir açıklama da Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’dan geldi. Ülkesinin nükleer kapasitesini hatırlatan, Avrupalı komutanlarla Paris’te toplantı yapacağını duyuran, “ABD yanımızda olmasa da yolumuza devam edeceğiz” türünde cümleler kuran Macron, “Avrupa savaş hazırlığı yapıyor!” kanaatini güçlendirdi. Macron'a Rusya'dan da aynı tonda açıklamalar gecikmedi. "Kendisi en geç 14 Mayıs 2027'de sonsuza kadar ortadan kaybolacak ve özlenmeyecek" denildi. ABD – ÇİN GERİLİMİ ARTIYOR Yapılan açıklamalar sonrası, gözler Avrupa’nın üzerindeyken Çin’den de gündeme bomba gibi düşen açıklamalar geldi. Çin’in Dışişleri Sözcülüğü, ABD büyükelçiliği kanalıyla "ABD savaş istiyorsa, sonuna kadar savaşmaya hazırız" açıklaması yaptı. ABD’nin Savunma Bakanı’ndan aynı tonda "Barış isteyenler savaşa hazırlıklı olmalıdır. Biz hazırlıklıyız.” yanıtı geldi. TAYVAN’A AÇIK TEHDİT Tıpkı Avrupa gibi, Çin de bu süreçte savunma bütçesini artırdı. Bütçe, 16,5 milyar dolardan toplamda 245 milyar dolara çıktı. Çin’den “Tehditlere boyun eğmeyiz, zorbalık bize işlemez!” tonunda sert açıklamalar, birbiri ardınca geldi. Tayvan’ı kendi toprağı olarak gören Çin, oraya da “Er ya da geç sizi yok etmeye geleceğiz!” mesajını göndermeyi ihmal etmedi. Şimdi, yanıtı endişe içinde beklenen soru şu: Büyük bir savaşın zemini çoktan hazır mı? İş, Avusturya-Macaristan veliahdını öldüren tetiğin çekilmesi ya da Polonya’nın işgal edilmesi benzeri bir kıvılcıma mı kaldı?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.